|
Bulgaristan,
demokrasiye geçtiğinden beri kurulan hiçbir parti
Türklere ve Müslüman azınlığa gereken değeri vermedi.
Onları yok saydı. Bunun doğal sonucu olarak ise azınlık
büyük çoğunlukla Hak ve Özgürlükler Hareketi'ne destek
verdi.
Ne eski HÖH, ne de yeni adıyla HÖH-Yeni Başlangıç ise
azınlığın kültürel, sosyal, ekonomik sorunları konusunda
gereken özeni göstermedi.
Bulgaristan’daki Türkler ve Müslümanlar içerisinden yeni
bir zengin sınıf oluşmasını daha önemli bir konu olarak
gördü.
Bu aslında çok mantıksız bir düşünce değil.
Burjuvazi sınıfı da güçlü olmayan toplulukların
sözlerini dinletmeleri çok zordur.
Bu nedenle Ahmet Doğan’ın “Ben porsiyonları dağıtan
adamım” sözüyle özdeşleşen yaklaşımı çok
yadırganacak bir durum değildi.
Lakin porsiyondan pay kaparak oluşan yeni burjuvazi
sınıfı, burjuva ahlakına sahip olmadığından, içinden
çıktığı toplum ile bağlarını koparıp derebeyi gibi
davranmaya başladı.
Demokrasiye geçişle beraber zenginleşen azınlık üyeleri
içinde, dahilinden çıktığı topluluğa ve değerlerine
sahip çıkan kişi sayısı neredeyse yok denilebilecek
kadar az.
Dolayısıyla ortaya çıkan, bu yeni zengin derebeyi sınıfı
azınlık için işleri daha da kötüye götürdü.
Kapitalist sistemlerde bir toplumun zenginleri, yani
burjuvaları o toplumun ekonomik gelişmesine, kültürel ve
demokratik haklarına önem verip sahip çıkmıyorsa çok
kısa sürede derebeyi haline dönüşür.
Bugün, Bulgaristan halkı derebeyi sınıfından bıkmış
durumdadır.
Hak ve Özgürlükler Hareketi Başkanlığı’na seçilen Delyan
Peevski’de ilk başlarda ki - “Bulgar, Türk, Pomak, Roman
herkes kendisini güven içinde hissedecek. Kimsenin
ayrımcılığa uğramasına izin vermeyeceğim” yaklaşımıyla
dikkat çekmişti.
Ancak çok kısa süre içinde “Türk” kelimesini ağzına
almaz oldu ve “Müslümanlar” söylemiyle konuşmaya
başladı.
Özellikle Türkiye’de açılacak olan sandık sayısının
sınırlanması aşamasında, mevzu daha parlamentoya
gelmeden komisyon aşamasında konuyu gündemden düşürmek
imkanlarını kullanmadılar.
Bu konuda takındıkları tavır samimi gelmedi.
Velhasıl hem Bulgaristan’da hem de ülke dışında yaşayan
Bulgaristan Cumhuriyeti vatandaşı olan Türk ve
Müslümanların kafaları yeni bir seçime giderken çok
karışık.
Bulgaristan’da istifa eden ve yeni bir siyasi hareket
başlatan Rumen Radev, klasik yaklaşımların dışına
çıkabilecek cesaret ve öngörüde bulunsa, azınlığa güven
verebilse, büyük sürprizler yaşanabilir.
Ancak, bu konuda klasik Bulgar politikacısı yaklaşımıyla
işleri yürütmeyi tercih etmekte.
Bu yaklaşımı devam ettirirse mesela Kırcaali’de 1.
sıraya halk içinde sevilen, siyasete daha önce pek
bulaşmamış derebeyi değil de burjuva ahlakına sahip
güçlü bir Türk aday koymak yerine; gidip dördüncü sıraya
emekli bir azınlık mensubunu koyar büyük ihtimalle.
Şimdiye kadar diğer partiler hep aynısını yaptılar.
Dolayısıyla samimi bulunmadıkları için azınlığın
desteğini de kazanamadılar.
Delyan Peevski, etnik bir Bulgar olmasına rağmen, Türk
azınlık tarafından benimsendi; çünkü söylemleri cesurdu.
Ancak son zamanlarda, bu söylemleri bırakıp klasik
Bulgar siyasetçisi gibi davranmaya başladı.
Hem Bulgaristan’daki hem Türkiye’deki Bulgaristan
Cumhuriyeti vatandaşları sandığa gidip oy kullanma
konusunda moralsiz ve isteksiz.
Nereden gelirse gelsin, kendilerini olduğu gibi kabul
edecek, kendilerine samimiyetle değer verecek siyasi bir
çağrı bekliyorlar.
Bunu algılayabilen bir siyasi hareket büyük sürprizler
yapabilir.
Ahmet Doğan’da, bu çağrıyı yapabilecek özgüven hiç
olmadı.
Delyan Peevski, cesur bir çıkış yaptı; ama sonra klasik
politikacı gibi davranmaya başladı.
Radev, bu haliyle bizden pek bir karşılık alamaz.
Geçmişte yanlış zamanda doğru şeyi yapan siyasetçiler de
oldu.
Güner Tahir, Kasım Dal ve Lütfi Mestan cesur adımlar
attılar.
Lakin, bu cesur adımları atarken şartlar, iklim, zaman
uygun değildi.
Mesela, bu kişilerle görüşmek, bu kişilerin fikirlerini
almak bile önemli bir cesaret örneği olur.
Peevski, Doğan, Radev cesur olunuz!
Bulgaristan'ımızın klasik söylemlerle yılları geçiren
politikacılara değil cesur liderlere ihtiyacı var.
Güçlü bir Bulgaristan için cesur olunuz!
Mutlu bir halk için cesur olunuz!
Dünya barışı için cesur olunuz!
(Misyon Gazetesinde Yayınlanmıştır.) |