|
Aydınlık nice yollar
vardı; ama kimi insanlar ısrarla karanlığı seçtiler.
Şüphesiz en doğrusunu
Tanrımız, Rabbimiz bilmekte.
Lakin insanların, bu dünya
hayatlarını heba etmelerine aklımı almıyor.
Anlamlandıramıyorum.
İnsanların yaptıkları hiç
mantıklı değil.
İnsanların Tanrı’nın istediğinin aksine fenalık ve şer
yollarını seçerek, yahut kör bir bağnazlık ile hakikatin
yerine nesillerden nesillere aktarılan hurafeleri
izleyerek , yahut Tanrı hakikatine gözlerini tamamen
kapayarak ve inkar ederek bir hayat sürmeleri hiç
mantıklı değil.
Baktıkları her yerde ve her şeyde bir büyük gücün
(Allah’ın) bir izi ve adeta bir imzası varken, her şey
bu kadar netken, nasıl oluyor da göremiyorlar?
Ben olaya tabiat hadiseleri, uzay, biyoloji ve matematik
açısından bakıyorum. Mantık süzgecinden geçiriyorum. Bir
mutlak gücün olmaması ihtimalinin “sıfır” olduğu
gerçeğine ulaşıyorum.
Ben çok zeki bir insan
sayılmam.
Sıradan , ortalama bir
insanım.
Benim gördüğüm gerçeği
herkes neden göremez ki?
Ramazan ayını, Tanrı'mız
Allah’a şükür ve dua ederek geçirelim.
Özellikle Bulgaristan
başta olmak üzere, Balkanlar'ın genelindeki
Müslümanlarda var olan tertemiz iman duygularını
muhafaza edelim.
Nesillerden aktarılan, bu
arı ve duru bakışı muhafaza edelim.
Bu tertemiz inanç
anlayışını dinsizlik ve yobazlık uçurumlarından aşağıya
düşürmeyelim.
Gelin dostlar, hak ve
hakikatten asla ayrılmayalım.
Tüm okurlarımın ve
yoldaşlarımın Ramazanları mübarek olsun, bereketli
olsun, kutlu olsun!
(Misyon Gazetesinde Yayınlanmıştır.) |